Sağlıkta dönüşüm: daha çok hekim, daha nitelikli hastane
Bebek ölüm hızı binde 26,4'ten binde 8'e indi; 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 138'den 270'e çıktı. Nitelikli hastane yatağı istisna olmaktan çıktı.
100 bin kişiye düşen hekim sayısı
Bebek ölüm hızı
Hastane yatağı (1.000 kişi başına)
Yoğun bakım yatak sayısı
Hizmetteki şehir hastanesi sayısı
Sağlık, devletin vatandaşa en doğrudan dokunduğu alandır. Hastane kapısında sıra bekleyen, yatak bulamayan, hekime ulaşamayan bir vatandaş için büyüme rakamlarının anlamı yoktur. Bu yüzden 2002'den bu yana atılan en önemli adımlardan biri, sağlık hizmetini ülkenin her köşesine ve her kesimine ulaştırmak oldu.
2002'de durum neydi?
Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın sağlık göstergelerine göre 2002'de hastane yataklarının yalnızca yüzde 11,7'si nitelikliydi. Yüz bin kişiye 138 hekim düşüyordu.
Dünya Bankası'nın BM tahminlerine dayanan serisine göre bebek ölüm hızı 2002'de binde 26,4'tü; yani her bin bebekten 26'dan fazlası ilk yaşını göremiyordu. Bin kişi başına hastane yatağı 2,45 düzeyindeydi.
Bugün neredeyiz?
Bugün tablo bambaşka. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2025'i aktaran haberlere göre Sağlık Bakanlığı hastanelerinde nitelikli yatak oranı yüzde 83,1'e ulaştı. Bu değer yalnızca Bakanlık hastanelerini kapsıyor; 2002 değerinin kapsamı kaynakta belirtilmediği için karşılaştırmayı bu notla birlikte veriyoruz.
Toplam hekim sayısı 2025'te 232.315'e, yüz bin kişiye düşen hekim sayısı 270'e çıktı. Dünya Bankası serisinde bebek ölüm hızı 2024'te binde 8'e indi. Ulusal kaynaklar farklı yöntem kullanıyor: Strateji ve Bütçe Başkanlığı 2002 için binde 31,5, Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2025 için binde 7,7 değerini veriyor. Hangi seriye bakılırsa bakılsın düşüş aynı yönde ve çok güçlüdür.
Kapasite de büyüdü. Bin kişi başına hastane yatağı 2023'te 3,05'e yükseldi; toplam yatak sayısı 2025'te 270.829 oldu. Yoğun bakım yatağı 2008'deki 13.965'ten 2026'da 47.809'a çıktı. Bugün 27 şehir hastanesi, yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle hizmet veriyor.
Bu göstergelerin önemli bir kısmını bilinçli olarak oran bazında veriyoruz. Yüz bin kişiye düşen hekim ya da bin kişiye düşen yatak gibi oranlar nüfus artışını hesaba kattığı için mutlak sayılardan daha dürüst bir karşılaştırma sunar. Nüfus büyürken bu oranların yükselmesi, kapasitenin nüfustan daha hızlı büyüdüğü anlamına gelir.
Vatandaşın değerlendirmesi de önemli. TÜİK'in Yaşam Memnuniyeti Araştırması'na göre sağlık hizmetlerinden memnuniyet 2011'de yüzde 75,9 ile zirve yaptı, 2024'te yüzde 63,2'ye geriledi ve 2025'te yüzde 69,4'e yükseldi. Araştırmanın başladığı 2003 yılına ait değer kaynaklarda farklı aktarıldığı için (yüzde 39,5 ve yüzde 49,8) bu yılı karşılaştırmaya esas almıyoruz.
Neden önemli?
Bebek ölüm hızındaki düşüş, her yıl çok sayıda ailenin evlat acısı yaşamaması demektir. Hekim sayısındaki artış, randevunun daha kolay alınması ve uzman hekime daha yakın olmak anlamına gelir. Nitelikli yatak ise hastanın daha konforlu ve mahremiyeti gözeten koşullarda tedavi görmesidir. Toplam hekim sayısının 2024'teki 221.133'ten 2025'te 232.315'e, yani tek yılda yüzde 5,1 artması, bu büyümenin bugün de sürdüğünü gösteriyor.
Yoğun bakım kapasitesindeki büyüme, salgın gibi olağanüstü dönemlerde sağlık sisteminin dayanıklılığını artırır. Şehir hastanelerinin kamu-özel işbirliği modeli maliyet açısından tartışılıyor; bu tartışmayı göz ardı etmiyoruz. Ancak sahadaki gerçek açıktır: Türkiye bugün 2002'ye göre çok daha fazla hekime, yatağa ve yoğun bakım kapasitesine sahip.
Sağlıkta ölçülmesi gereken asıl başarı, hastanın kapıdan girdiği andaki deneyimidir. Rakamlar bu deneyimin yirmi küsur yılda köklü biçimde değiştiğini gösteriyor.