Ne oldu?
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre eylemler 27 Mayıs 2013'te, Taksim Bölgesi Yayalaştırma Projesi kapsamında Gezi Parkı'ndaki bazı ağaçların başka yere nakledileceği gerekçesiyle başladı. Parkta nöbet tutulmasıyla başlayan protesto kısa sürede İstanbul'un dışına taştı.
Eylemler ülke geneline yayıldı ve hedef, park projesinin ötesine geçerek dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümete yöneldi.
Arka plan
Tartışma, Taksim Bölgesi Yayalaştırma Projesi kapsamında parktaki bazı ağaçların nakledilecek olmasıyla başladı.
Olayların bilançosu
Gezi olaylarına ilişkin resmî bir İçişleri Bakanlığı bilançosu bu çalışmada açılamadı; aşağıdaki rakamlar Anadolu Ajansı'nın aktardığı verilerdir.
- 697 güvenlik görevlisi yaralandı; polis memuru Mustafa Sarı hayatını kaybetti.
- Aralarında Berkin Elvan ve Ali İsmail Korkmaz'ın da bulunduğu yedi sivil yaşamını yitirdi. 15 yaşındaki Berkin Elvan, 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te hayatını kaybetti.
- 46 kamu binası, 231 polis aracı ve 44 ambulans kullanılamaz hale geldi.
- 326 iş yeri ve 201 araç tahrip edildi; 80 belediye otobüsü ve 85 otobüs durağı yakıldı.
Hükümetin bakışı
Hükümet, olayları ülkenin istikrarını hedef alan bir girişim olarak nitelendirdi. Dönemin Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Anadolu Ajansı'nın aktardığı açıklamasında Gezi'yi şöyle nitelendirdi:
"Ülkemizin istikrarına, gelişmesine, kalkınmasına karşı yapılmış bir darbe provasıdır."
Bu bakışa göre kamu binalarının, ambulansların ve iş yerlerinin hedef alınması, eylemlerin şiddet içeren bir boyut kazandığını gösteriyordu.
Eleştiriler
Eleştirenler ise eylemlere katılanların büyük bölümünün park ve kent hakkı için barışçıl biçimde sokağa çıktığını savundu. Bu görüşe göre güvenlik güçlerinin müdahalesi orantısızdı; hayatını kaybeden gençler bunun en ağır sonucuydu.
Eleştirmenler ayrıca, Gezi'nin bir "darbe girişimi" olarak nitelendirilmesine ve sonraki yargılamalarda verilen ağır cezalara itiraz ederek davaların siyasi nitelik taşıdığını öne sürdü.
Yargı süreci
Gezi davası, Türk yargısında birbirinden farklı kararların verildiği uzun bir süreç oldu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre:
- Şubat 2020: İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, mahkûmiyete yeter derecede somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle Osman Kavala dahil dokuz sanığın beraatine karar verdi.
- 25 Nisan 2022: İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala'ya "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yedi sanığa 18'er yıl hapis cezası verdi.
- 28 Eylül 2023: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kavala ve dört sanığın cezalarını onadı; Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki 18'er yıllık cezaları bozdu.
Bugün
Gezi olayları, aradan geçen yıllara rağmen Türk siyasetinde en farklı okunan dönemeçlerden biri olmayı sürdürüyor. Hükümet açısından seçilmiş iradeye karşı bir kalkışma, eleştirenler açısından ise bir toplumsal protesto olarak hafızalarda yer alıyor. Yargı süreci ise Yargıtay'ın 2023 kararıyla önemli bir aşamaya ulaştı.
Sık sorulan sorular
Gezi olayları ne zaman ve neden başladı?
Anadolu Ajansı'na göre eylemler 27 Mayıs 2013'te, Taksim Bölgesi Yayalaştırma Projesi kapsamında Gezi Parkı'ndaki bazı ağaçların nakledileceği gerekçesiyle başladı.
Gezi olaylarında kaç kişi hayatını kaybetti?
AA'nın aktardığına göre polis memuru Mustafa Sarı ile aralarında Berkin Elvan ve Ali İsmail Korkmaz'ın da bulunduğu yedi sivil hayatını kaybetti; 697 güvenlik görevlisi yaralandı.
Gezi davasında son karar ne oldu?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 28 Eylül 2023'te Osman Kavala ve dört sanığın cezalarını onadı, üç sanığın 18'er yıllık cezasını bozdu.