Eleştirilere veriyle yanıt
AK Parti dönemine yöneltilen eleştirileri resmî veriyle tek tek inceliyoruz. Eleştiri haklıysa bunu açıkça yazıyor, ardından bağlamı ve verileri veriyoruz. Kişileri değil, iddiaları inceliyoruz; her sonuç kaynağıyla birlikte verilir.
-
"Kamu-özel iş birliğiyle yapılan şehir hastaneleri için şirketlere yıllarca yüksek kira ve hizmet bedeli ödeniyor ve bu maliyet kamuya ağır bir yük getiriyor."
Şehir hastanelerinin kapasite ve hizmet katkısı resmî verilerle belgeli: 27 hastane yaklaşık 40 bin yatakla hizmet veriyor. Ancak eleştirinin özü olan kira ve hizmet bedeli tutarları ile toplam yükümlülük için resmî bir seri incelemede bulunmuyor; eleştirenlerin rakamları doğrulanamıyor ya da çürütülemiyor.
-
"Hükümet depreme yeterince hazırlık yapmadı; 2018 imar barışı ve denetimsiz yapılaşma 6 Şubat depremlerindeki can kaybını artırdı."
Kentsel dönüşümde 2012'den bu yana 2,37 milyon bağımsız bölüm yenilendi; ancak yaklaşık 6 milyon bağımsız bölüm hâlâ riskli yapı stokunda. İmar barışından yararlanan yapıların yıkılan binalar içindeki payına dair resmî veri olmadığından imar affının can kaybına etkisi doğrulanamıyor ya da çürütülemiyor.
-
"Hükümetin açık kapı politikası Türkiye'ye milyonlarca kontrolsüz sığınmacı getirdi ve bunların geri dönüşü sağlanamıyor."
Türkiye'nin uzun süre yaklaşık 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığı doğru. Ancak 'geri dönüş sağlanamıyor' kısmı güncel veriyle desteklenmiyor: Göç İdaresi'ne göre 2016'dan bu yana 1 milyon, 8 Aralık 2024'ten Aralık 2025'e kadar 578 bin Suriyeli ülkesine döndü.
-
"AK Parti döneminde eğitimin kalitesi düştü; Türkiye PISA gibi uluslararası sınavlarda OECD ortalamasının çok gerisinde kalıyor."
En güncel PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye fende (494) ve okumada (472) OECD ortalamasının üzerinde, matematikte (462) ortalamayla neredeyse eşit; puanlar her alanda 2003'tekinin üzerinde. 'Kalite düştü' ve 'OECD'nin çok gerisinde' iddiaları güncel veriyle desteklenmiyor.
-
"AK Parti döneminde, özellikle 2014 sonrasında, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü geriledi."
Dünya Bankası'nın hukukun üstünlüğü göstergesi 2005'teki +0,19'dan 2025'te -0,81'e geriledi; endeks verisi eleştiriyi destekliyor. Gösterge dönemin ilk yıllarında iyileşmiş, gerileme 2011 sonrasında başlayıp 2016 darbe girişimi ve OHAL döneminde derinleşmişti.
-
"Türkiye basın özgürlüğü endekslerinde dünyanın en alt sıralarında yer alıyor."
Endeks verisi eleştiriyi doğruluyor: RSF 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye 180 ülke içinde 163. sırada; Dünya Bankası'nın söz hakkı ve hesap verebilirlik göstergesi de 2025'te -1,11. Aynı gösterge 2002-2009 arasında iyileşmiş, gerileme 2010 sonrasında başlamıştı.
-
"Kanal İstanbul gereksiz ve maliyetli bir projedir, çevreye zarar verecektir ve asıl amacı rant ve yapılaşmadır."
Projenin gerekliliği, maliyeti ve çevresel etkileri resmî maliyet ve ÇED verisi olmadan sonuçlandırılamayacak bir öngörü tartışmasıdır. Bakanlık projenin kendi maliyetini çıkaracağını savunuyor ve mahkeme iptal davasını reddetti; eleştirenler ise çevre ve rant kaygısını sürdürüyor.
-
"Yap-işlet-devret köprü ve otoyollarına verilen araç geçiş garantileri nedeniyle Hazine şirketlere her yıl büyük ödemeler yapıyor."
Bazı projelerde Hazine'nin garanti ödemesi yaptığı doğru; basına yansıyan veriye göre 1915 Çanakkale Köprüsü'nden 2024'te garantinin yaklaşık altıda biri kadar araç geçti. Ancak Avrasya Tüneli gibi projelerde garanti aşıldı ve kamuya gelir paylaşımı yapılıyor.
-
"Türkiye'den özellikle genç ve eğitimli nüfusun yurt dışına göçü (beyin göçü) hızlandı."
TÜİK verisine göre 2025'te 155.119 Türk vatandaşı yurt dışına göç etti ve en kalabalık grup 25-29 yaş; genç nüfusun göçü gerçek bir olgu. Ancak toplam dış göç 2025'te %5 azaldı ve eğitim düzeyine göre veri olmadığından 'hızlanma' iddiası doğrulanamıyor.
-
"AK Parti döneminde gelir dağılımı bozuldu; zengin daha zengin, yoksul daha yoksul oldu."
Resmî veriler 2019'a kadar gelir dağılımında iyileşme gösteriyor (SBB Gini 0,428'den 0,395'e, göreli yoksulluk %18,6'dan %14,4'e). Ancak Dünya Bankası Gini endeksi 2022'de 44,5 ile 2002'nin üzerine çıktı; sonuç döneme ve ölçüte göre değişiyor.
-
"AK Parti döneminde işsizlik sorunu çözülemedi; işsizlik yüksek seyretmeye devam ediyor."
Manşet işsizlik oranı 2025'te %8,3 (TÜİK/OVP) ile 2002'deki düzeyin altında; Dünya Bankası'nın ILO modelli serisinde 2025 değeri 2002-2025 döneminin en düşüğü. 2009 ve 2019'da %13-14'e çıkan dönemler eleştiriyi kısmen haklı kılıyor; genç işsizliği ve geniş tanımlı işsizlik verisi ise incelemede bulunmuyor.
-
"Türkiye ekonomisi kronik cari açık veriyor ve büyüme dış kaynakla finanse ediliyor."
Türkiye dönemin büyük bölümünde cari açık verdi; açık 2011'de GSYİH'nin %8,8'ine ulaştı. Ancak açık her yıl aynı düzeyde değil: 2019'da cari fazla verildi ve açık 2024'te %0,8'e geriledi.
-
"AK Parti döneminde kamu borcu arttı ve ülke borç batağına sürüklendi."
Nominal TL borç stoku enflasyon ve büyümeyle artmış olsa da ekonominin büyüklüğüne oranla kamu borcu belirgin biçimde azaldı: AB tanımlı genel yönetim borcu 2002'de GSYİH'nin %71,5'iyken 2024'te %24'e indi. 'Borç batağı' iddiası verilerle desteklenmiyor.
-
"2021-2023'te 'faiz sebep, enflasyon netice' yaklaşımıyla faizin düşürülmesi enflasyonu ve kur krizini derinleştirdi."
Veri sırası eleştiriyle uyumlu: politika faizi 2021 sonundan 2023 başına %8,5'e indirilirken yıllık ortalama enflasyon 2022'de %72,31'e çıktı. Haziran 2023'te politika tersine çevrildi ve dezenflasyon süreci başladı.
-
"Türk lirası AK Parti döneminde, özellikle 2018 sonrasında, ABD doları karşısında büyük değer kaybetti."
Kur verisi eleştiriyi doğruluyor: yıllık ortalama dolar kuru 2002'de 1,51 TL iken 2025'te 39,45 TL oldu, Ekim 2026'da 49 TL'yi aştı; değer kaybı 2018 sonrası hızlandı. Buna karşın 2002-2007'de TL değer kazanmış, kişi başı gelir dolar bazında da artmıştı.
-
"AK Parti döneminin son yıllarında enflasyon kontrolden çıktı ve Türkiye enflasyonu en yüksek ülkeler arasına girdi."
Eleştiri veriyle doğrulanıyor: yıllık ortalama enflasyon 2022'de %72,31'e çıkarak 2002 seviyesini aştı ve Ağustos 2026'da yıllık enflasyon hâlâ %31,51. Öte yandan dönemin ilk yıllarında enflasyon tek haneye indirilmişti ve 2023 ortasından bu yana dezenflasyon sürüyor.